TEVAZÛ VE FEDAKARLIK NASIL DALALET SAYILDI - DR. ERGÜN ÇAPAN -ALGILAR VE GERÇEKLER 11.BÖLÜM
Impossibile aggiungere al carrello
Puoi avere soltanto 50 titoli nel carrello per il checkout.
Riprova più tardi
Riprova più tardi
Rimozione dalla Lista desideri non riuscita.
Riprova più tardi
Non è stato possibile aggiungere il titolo alla Libreria
Per favore riprova
Non è stato possibile seguire il Podcast
Per favore riprova
Esecuzione del comando Non seguire più non riuscita
-
Letto da:
-
Di:
A proposito di questo titolo
Program, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Fethullah Gülen'in faaliyetlerini sorgulayan bir raporu ele alıyor. Bu rapor, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin sözlerini veyazılarını detaylı bir şekilde inceliyor ve akılalmaz iddialarda bulunuyor. Program, bu iddiaları titizlikle analiz ederek rapordaki iftira ve algıları ortaya çıkarıyor. Öncelikle, program daha önceki bölümlerde rapordaki belirli iddialara cevap vermişti. Raporda Fethullah Gülen Hocaefendi'nin tevazusu, nefis muhasebesi ve camide verdiği vaazlar gibi konular eleştiriliyor. Tevazu ve nefis muhasebesi, dinin temel ahlaki değerleri arasında yer alırken, camide vaaz vermek dini bir örgütlenme olarak nitelendiriliyor. Program, bu eleştirilere karşı güçlü argümanlar sunuyor. Tevazu ve nefis muhasebesi gibi değerlerin, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin yaşam tarzında önemli bir yer tuttuğunu ve dini öğretilere bağlı kalarak yaşadığını vurguluyor. Ayrıca, camide verilen vaazların dini öğretileri yayma ve toplumu bilgilendirme amacı taşıdığını savunuyor. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin öğretilerinin örgütlenme veya ranta yönelik olduğu iddialarını ise reddediyor. Onun faaliyetlerinin dini bir hizmet olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve cami faaliyetlerinin dini toplulukları motive etme amacıyla yapıldığını ifade ediyor. Program ayrıca, raporun dinin temel değerlerine ve İslam geleneğine uygun olmadığını savunuyor. Dinin tevazu, mahviyet ve bilgiye dayalı bir yaşam tarzını öne çıkardığını ve bu değerlerin Fethullah Gülen Hocaefendi'nin yaşamında da belirgin olduğunu belirtiyor. Sonuç olarak, program rapordaki iddiaları dikkatle değerlendiriyor ve Fethullah Gülen Hocaefendi'nin faaliyetlerinin dini bir hizmet olarak nitelendirilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, dinin özünde yer alan ahlaki değerlerin önemine vurgu yaparak, raporun bu değerleri göz ardı ettiğini öne sürüyor.
Ancora nessuna recensione